280 Cariyenin “Sultan Deli İbrahim” Tarafından Çuvala Konulup Denize Atılması Olayı

HER ŞEY DELİ İBRAHİM’İN BABASI OLAN 4. MURAD İLE BAŞLADI

Sultan 4. Murad, Bağdat’tan İstanbul’a dönüşünde, Osmanlı topraklarında içilmesini yasaklayıp, içenlerin şiddetli cezalara maruz kaldığı alkol yüzünden hastaydı. 1640 yılında, alkol alışkanlığı sebebiyle ölmeden önce ki son emirlerinden birisi, kardeşi İbrahim’in öldürülmesiydi. Ancak İbrahim, Osmanlı’nın elinde kalan tek varisti, çünkü 4. Murad, kendisinden sonra tahta geçebilecek herkesi öldürtmüştü. Geriye sadece 20 yıldan fazladır “Kafes” denilen yerde hapis hayatı yaşayan Sultan İbrahim kalmıştı. Sanırız 4. Murad tarihe son Osmanlı İmparatoru olarak geçmek istemişti. Ancak durumun farkında olan Kösem Sultan, Murad’a bir mesaj yollayarak İbrahim’in öldürüldüğünü söyledi. Ancak mesaj sahteydi. Murad mesajı alıp okuduktan kısa süre sonra da vefat eder.

Sultan 4. Murad

DELİ İBRAHİM’İN KAFES’İ

Sultan İbrahim’e gelecek olursak, yıllardır “Kafes”‘te yaşamaktadır. Burası 2 katlı, zemin katında pencere olmayan, üst katta ise sadece denize bakan, girenlerin ya padişah olarak ya da ceset olarak çıkabildiği bir yerdi. Burada kalan kişilerin bir kaç özel cariyesi olurdu ancak bu cariyeler de hem bir şekilde kısırlaştırılmış olurlardı hem de sultan öldürülürse aynı kaderi paylaşırlardı. Dışarı çıkma imkanı olmayan Kafes’e sadece sağır ve dilsiz hizmetkarlar girebilirlerdi. Aslında “Kafes”‘in yaratılış amacı kardeş katlini azaltmak olsa da, tahta bir çok deli padişah geçirilmesine sebep olmuştu. 22 yıl boyunca Kafes’te yaşayan İbrahim, çoktan delirmişti bile. Kendisini tahta çıkarmaya geldiklerinde ilginç bir şekilde uzun bir süre direndi. İbrahim’i inandırmak için 4. Murad’ın cesedi İbrahim’e gösterildi ve İbrahim Kafes’ten büyük bir keyifle çıkıp, ‘Kasap sonunda öldü’ şeklinde bağıra çağıra abisinin cesedinin etrafında dans etti.

SULTAN İBRAHİM YA DA DİĞER ADIYLA “DELİ İBRAHİM”

İBRAHİM’İN DELİLİĞİNİN YANINDA AHLAKSIZLIĞI

Sultan İbrahim, deliliğinin yanında Osmanlı’nın gördüğü belki de en ahlaksız padişahıdır. Kendisine İstanbul’un en güzel kızı duyumundan sonra bulunan kız, soylu bir müftünün kızı çıkar. Gidip müftüden istenilen kız, müftünün durumu bilmesinden ötürü dini sebepler gerekçe gösterilerek verilmez. Bunun üzerine İbrahim, kızı kaçırtarak sarayda tecavüz eder. Bu da yetmezmiş gibi bir takım iğrenç cinsel aktivitelere de maruz bıraktıktan sonra kızı babasının evine yollar.

GELELİM ASIL OLAYA – 280 CARİYENİN ÖLDÜRÜLMESİ

Kısaca İbrahim’in olayları saymakla bitmez ancak bir tanesi var ki bu adeta hepsinin üstündedir. Bir gün kendisine, kız bulma konusunda güvendiği isim olan ve aşırı şişman olan Şekerpare’nin, cariyelerden birisini, bir adamla gördüğünü anlatmasıyla başlar. Ancak ortada ne başka şahit vardır ne de herhangi bir delil. Zaten harem ağaları kurallar gereği hadım edilmiş kişilerdir. Dedikodunun aslının olup olmadığı önemli değildir. Haber İbrahim’in kulağına gelmiştir bir kere. İbrahim günlerce sarayda homurdanır, hatta bu sırada kendisine şaka yollu takılan oğlu Mehmet’e karşı hançerini çekmiş ve oğlunun yüzünde ömür boyu silinmeyecek olan derin bir yara açmıştır. Tüm harem sorgulanır, ancak bahse konu olan kız bulunamaz. Bunun üzerine İbrahim, yine deliliğini göstererek haremdeki bütün cariyelerin idam emrini verdi. O dönemde kadınlar için uygulanan idam yöntemi, ayaklarına taş bağlanarak denize atılmak şeklindeydi ancak tarihte hiç böylesine bir toplu idam olmamıştı. Sonuç olarak Şekerpare haricinde kalan tam 280 kadın, ayaklarına taş bağlanıp çuvala konularak denize atıldılar. Tam tamına 280 çuval, 280 taş, 280 kadın.

OLAYIN ORTAYA ÇIKMASI VE DEVAMINDA GELİŞEN OLAYLAR

Olay gizlenmek istenir ancak bu 280 kadından 1 tanesi sudan bir şekilde çıkmayı başarıp Fransa’ya gitmekte olan bir tekne tarafından kurtarılır. Ve bu olay tüm Avrupa’da ve İstanbul’da duyulur.

Bir süre sonra, çocukları da olmasıyla Sultan İbrahim’in pek bir önemi kalmayınca, yeniçeriler maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle isyan ederler. Ayrıca Müftü Karaçelebizade Efendi, “padişah delidir” diye fetva yayınlayınca, Sultan İbrahim tahttan indirilip tekrar Kafes’e yollanır. Yaklaşık 1 hafta kadar sonra, Kafes’te cellatların ayak sesleri duyulur. Sultan İbrahim, ilk önce gelenlerin, kendisini tekrar tahta çıkaracağını düşündüğü için direnmez ancak durumu fark edince eline aldığı Kuran’la “Bakın, Allah’ın kitabı bu. Beni hangi buyruğa dayanarak öldüreceksiniz?” diye yakınır ancak cellatlar dinlemez ve Sultan “Deli” İbrahim’in sonu gelir. Her ne kadar mezarının yeri babası olan 1. Ahmet’in yanı olması gerekse de, onu, gerçekten deli olan amcası 1. Mustafa’nın Ayasofya’da ki mezarının yanına gömerler. Böylelikle ona yakıştırılan “Deli” lakabı da tescillenmek istenmiştir.

280 Cariyenin “Sultan Deli İbrahim” Tarafından Çuvala Konulup Denize Atılması Olayı” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.