40 Paralık Adam Deyimi ve Cumhuriyet’in İlk Öğrenci İsyanı Arasındaki İlginç İlişki

Cumhuriyet ilan edilmeden önce İstanbul’da ki birçok işletme yabancıların elindeydi. Ancak bu çok fazla sürmeyecekti. Atatürk 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan ettikten sonra sırada İstanbul’un her yerine yayılmış bu yabancı firmalarla masaya oturmaktı. Çünkü artık özgür, güçlü ve gelişen bir Türkiye vardı. Bu yabancı şirketlere karşı ya bizim kurallarımıza uyarsınız, ya da kapı açık denildi. İşte bu masada ki şirketlerden birisi de İstanbul’da ki tramvay taşımacılığı haklarını elinde bulunduran Belçikalı bir şirketti.

ÖĞRENCİLERE YARIM ÜCRET UYGULAMASI

Belçikalı bu şirket önüne konulan bütün şartları kabul etmişti. Neden etmesin ki bütün İstanbul’un tramvay taşımacılığı demek gayet büyük bir iş demekti. Bu şirketin önüne konulan şartlardan birisi de tramvaya binen öğrencilerin tam ücret değil yarım ücret ödemesiydi. Belçikalı şirket gayet sakin bir şekilde bu şartı da kabul etti. Bu madde kabul edildi edilmesine ancak iş uygulamaya geldiğinde şirket yan çizdi. Kraldan daha çok kralcı olan biletçi, kimliğini gösteren öğrencilerin yarım ücret ödemesini reddetti ve herkesin aynı ücreti ödeyeceğini ve bunun şirketin emri olduğunu söyledi. İş büyüdü emniyete gidildi. Öğrencilerin isteği kabul edilmez hatta ve hatta şirket emniyetten, her tramvaya birer polis konulmasını ister ve bu teklif kabul edilip her tramvaya bir sivil polis konulur.

CUMHURİYET’İN İLK ÖĞRENCİ EYLEMİ

Tarih 15 Kasım 1924’te Cumhuriyet’in ilk öğrenci eylemi gerçekleşecektir. Tıp fakültesi öğrencilerinin başlattığı eylem fikri yayılır ve bütün öğrenciler tramvaylara binip yarım ücret ödeyecek şekilde örgütlenirler. Harbiye durağından 3 öğrenci tramvaya biner ve yarım ücret ödemek isterler ancak biletçi kabul etmez ve aralarında tartışma çıkar. Hemen tramvay durdurulur, yakın mesafede tramvay bakım çalışması olduğundan şirket çalışanları olay yerine yakındır. Onlarda olay yerine gelince öğrenciler tekme tokat dövülmeye başlar. Hatta işin acı tarafı o sırada oradan geçmekte olan vatandaşlarda bu olayda öğrencileri haksız görmüşlerdir. İşte “40 paralık adamlar bunlar” sözü ilk burada kullanılır, çünkü tam bilet 80 paradır yani öğrenci bileti aslında 40 paradır.

OLAYLARIN TÜM ÜLKEYE YAYILMASI

Olaylar burada bitmez, yaşanan arbede sırasında birden 2 el ateş sesi duyulur. Herkes bir anda donakalır. Olayı anlayanlar olay yerinden kaçıştıkça yerde yatan 2 yaralı öğrenci ve elinde silah olan bir polis belirir kalabalıkta. Bu polis linç edilmekten kurtulmak için Harbiye karakoluna sığınır. Ertesi gün olay tüm ülkeye yayılmıştır. Belçikalı şirketin Beyoğlu’nda ki merkezi talan edilir. Şirket yetkilileri canlarını zor kurtarıp Sirkeci’de ki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne sığınırlar. Olaylar 3-4 boyunca yatışmaz. Kıvılcım aleve dönüşmüştür bir kere. Ve en sonunda 21 Kasım’da Belçikalı şirket pes eder ve bu sayede öğrenciler her yerde yarım ücret karşılığında tramvaylara binme hakkını kazanır. Gelelim 2 öğrenciyi yaralayan polis Hüseyin Efendi’ye. O ise isteyerek olmadı, silah bir anda ateş aldı diyerek cezadan kurtulur ancak polislikten de el çektirilir.

Eğer bugün öğrenciler toplu taşımalar için yarım ücret ödüyorlar ise bunun sebebi bu ilk isyandır. Bu biletlerin bedeli Cumhuriyet’in ilk isyanıyla ödenmiştir… Ve “40 Paralık Adamlar” cümlesi bu ilginç olay ile dilimizde kendisine yer bulmuştur.

 

Olayı birde Sunay Akın anlatımıyla dinlemek isterseniz buyrun….

40 Paralık Adam Deyimi ve Cumhuriyet’in İlk Öğrenci İsyanı Arasındaki İlginç İlişki” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.