İstanbul Tarihinin En Komik Olaylarından Birisi Olarak “Sinek Avlamak” Deyiminin Kökeni

Sinek avlamak deyimi, satış yapamayan, iş yeri saatlerce boş kalmış ya da çok az satış gerçekleştirmiş yerler için kullanılır. Ancak işin aslına, daha doğrusu deyimin geldiği olaylara bakacak olursak karşımıza gerçekten olmuş olan çok ilginç bir hikaye çıkar.

1960’LAR – İSTANBUL’UN HALİ

Takvimler 1959 yazını gösterirken İstanbul bir yandan susuzlukla mücadele ediyor bir yandan da sıcaklıkla uğraşıyordu. O tarihlerde henüz çöp konteynırları bulunmadığından şehir tam bir çöplük havasındaydı. Buda yetmezmiş gibi ahırlar ve mandıralar şehir içinde yer alıyor ve nakliyecilikte at ve eşekler kullanılıyordu. Yani kısaca şehir adeta dev bir çöplük ve ahır karışımıydı.

SİNEKLERİN İSTİLASI

Bir çift sineğin çiftleşmesinden 40 gün sonra tam 44.000 sinek ortaya çıkıyordu. Tabi sene 1959 olunca öyle her evde buzdolabıymış, klimaymış hak getire. Bu sebeple de yiyecekler tel dolapta saklanırdı. Gelgelelim tel örgüde küçük bir delik olduğunda öncü sinek içeri girip yemeklerin tadına bakar, sonra da arkadaşlarını ziyafete çağırırdı. Lokantalarda da müşteriler azalmıştı. Cesaret edip de yemeğe gelenlere, istedikleri takdirde birer sinek raketi bile veriliyordu! Halk sinekler yüzünden adeta yemek yiyemez olmuş, sinek raketleri zaman zaman karaborsaya düşer olmuştu. Durum o kadar çaresiz bir hal almıştı ki dönemin İl Sağlık Müdürü, günde 40-50 sinek öldürdüğünü, aynısını halka da tavsiye ettiğini söylüyordu.

BELEDİYE MECLİSİNİN ÇÖZÜMÜ

O yıllarda İstanbul nüfusu 1.5 milyon kadardı. İBB Başkanı Kemal Aygün belediye meclisini toplama kararı aldı. İçeriden çıkan karar şuydu, eğer her insan 10 sinek öldürürse bu toplamda 15 milyon sinek eder ve bu sorun çözülür. Bu uygulamaya katılmayanlara ceza verilmesi düşünüldü. Ayrıca mücadelede yararlılık gösterenlere manevi bir ödül olarak, valilikçe aşağı yukarı “Sinek avlamakta gösterdiğiniz üstün başarı nedeniyle” şeklinde başlayacağı tahmin edilen birer teşekkür mektubu gönderilmesi kararı alındı.

 

1. İSTANBUL-SİNEK SAVAŞI

Ağustos başlarıydı, radyolarda bir anons geçti, halk sinek avına davet ediliyordu. Ve savaş resmi olarak başladı, 1. Sinek Savaşı. Halk adeta silahlanıyor, özel tellerden sinek raketleri, özel yapışkan kağıt rulolar, sineksavar malzemeler satış  rekorları kırıyordu.  17 Ağustos 1959’ta saatler 13:00’ı gösterirken ilk top atışı, pardon ilk sinek avı başladı. Resmi dairelerde, özel iş yerlerinde, dükkanlarda da sinek avı tüm hızıyla sürüyordu. Saatler 14.00’e gelince, ilk ‘sinek avlama kampanyası’ resmi olarak sona erdi.

SAVAŞIN GALİBİ, SAVAŞTAN KAÇANLARA CEZALAR VE SAVAŞ SONRASI

Görevliler, savaş bildirisi sunar gibi bir açıklama yaptı.Açıklamaya göre, bir saatte tam  10 milyon sinek avlanmıştı! Bu rakam elbette abartılıydı. Çünkü daha sonra yapılan kontrollerde, tüm İstanbulluların sinek avına katılmadıkları belirlenmiş, hatta sekiz kişiye para cezası kesilmiş, yaklaşık 300 kişi ve iş yerine de ihtar ve uyarı cezası verilmişti. Bu arada bazı görgü tanıkları, meydan savaşından sonra sineklerin sürüler halinde şehri terk ettiğini öne sürdü. Onlara göre, bozguna uğrayan sinek ordusundan sağ kalanlar, canlarını kurtarmak için geri çekiliyordu. Ancak iddialar resmi makamlarca doğrulanmadı.

SAVAŞIN DEVAMI

Şehir halen sinek kaynıyordu. Bu nedenle sinek avının her pazartesi aynı saatte toplu olarak sürdürülmesi kararlaştırıldı. Olay İstanbul’da günün konusu olurken, 24 Ağustos’ta ki sinek savaşına katılım daha az oldu.  Zamanla iş yerlerinde çalışan insanlar, eğer iş, o pazartesi çok fazla iş yoksa sinek avına katılıyorlardı. Yani dükkanında iş olmayan esnaflar o sırada sinek avlıyorlardı. İşte bu sözde buradan dilimize dolaştı. Böylesine şaka gibi bir olayın dilimize etkisi de böylesine bir deyim oldu. Ha savaşı soracak olursanız, yaz boyunca devam etse de sineklere pek bir etkisi olmadı ancak kışın başlamasıyla sinekler ortadan kayboldular.

İstanbul Tarihinin En Komik Olaylarından Birisi Olarak “Sinek Avlamak” Deyiminin Kökeni” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.