Osmanlı Tokadı’nın Mucitleri Ve Osmanlı’nın En Vahşi Askerleri: ” Deliler “

Tarihte Osmanlı ordusu denilince akla her zaman ilk olarak yeniçeriler gelir. Ancak ben bu yazımda sizlere çok farklı bir birlikten, “Deli”’lerden bahsedeceğim.

Osmanlı’da Deliler

“DELİ” OLMANIN ŞARTLARI VE TARİHİ

Osmanlı askerleri arasında en korkunç ve en cüsseli askerler onlardı. Öyle ki bir “deli” olabilmenin 2 şartı vardı. Bunlardan birincisi tahmin edebileceğiniz üzere gösterişli ve korkutucu bir fiziki yapıya sahip olmaktı. 2. Olarak ise cesaretli olmak, savaşmaktan ve ölmekten korkmadığını ispatlamaktan geçiyordu. Bunu göstermenin en kolay yolu da savaşlarda minimum 9-10 düşmanı öldürmüş olmaktı. Delilere katılma konusunda her hangi bir din veya ırk ayrımı yoktu. Ancak birliğin piri olarak Hz. Ömer kabul edilmekteydi. Çoğunluğu Türk olsa da Boşnak, Sırp ve Hırvatlara da birlikte yer verilmişti. Delilerin başındaki kişiye ise Delibaş deniyordu.

DELİLERİN KURULMA AŞAMASI

Gelelim Delilerin nasıl ve neden kurulduğuna. Delilerin ortaya çıkmasının nedeni bizzat Osmanlı’nın kendi iç sorunlarıdır. Osmanlı içinde yaşanan taht kavgaları yüzünden Anadolu topraklarının birçok yerinde ayaklanmalar çıkmaktadır ve bu o kadar ani olur ki birçok beylik bu ayaklanmalara hazırlıksız yakalanır. İşte buna bir çözüm olarak Rumeli sınır beyleri doğrudan kendilerine bağlı hafif atlılardan oluşan süvari birlikler oluşturmaya karar verirler ve Deliler 15. Yüzyılın ortalarına doğru tarih sahnesinde yerlerini alırlar.

DELİLERİN YÜKSELİŞİ

İlk zamanlar sadece Rumeli’nin önemli merkezlerine küçük birlikler olarak yalnızca sınır beylerinin muhafızı olan deliler, zamanlar büyümüşler ve 17. Yüzyıldan itibaren merkezde veziriazamın, Anadolu’daki vezir ve beylerbeylerinin maiyetlerinde de oluşturulmuş ve tamamen ücretli maiyet askeri statüsüne geçmişlerdir. Ayrıca delilerin çok güvenilir askerler olduğunu belirtmekte fayda var ki bu sebeple birçok önemli isminde muhafızlıklarını yapmışlardır, ayrıca tarih sahnesinde devlet büyüklerinin katli ile sonuçlanan hiçbir olayda bu delileri göremeyiz. Barış dönemlerinde etkileyici ve sıra dışı kıyafetleri ile sadrazamların düzenlediği divan alaylarının en önünde giden Deliler sadrazamlara yol açar, olası suikastlara karşı efendilerini korurlardı. Sefer sırasında ise ordunun en ön safında giden Deliler korku bilmeksizin düşmanın içine dalar, onların hatlarını yarmaya çalışır ve canlı esir ele geçirerek düşman hakkında bilgi edinmeye çalışırlardı.

DELİLERE NEDEN “DELİ” DENİR?

Bu arada Delilerin aslında gerçek deliler olmadığını da belirtmekte fayda var. Yani bu birliğin asıl ismi “Deli” değildir. Asıl olarak kendilerine kılavuz, rehber anlamına gelen “Delil” ismini vermişlerdir ancak halk tarafından cesur ve korkusuzca düşmana atılmaları nedeniyle deli olarak anılmaya başlanmışlardır. Fransız mühendis ve asker Alain Manesson Mallet, bu askerlere neden bu adın takıldığını şu sözlerle açıklar: “Bunlar öylesine cesurdurlar ki bir tarafın hizmetine girdikten sonra, onları vazgeçirebilecek hiçbir ceza korkusu yoktur. Bu nedenlerden dolayı Türkler onlara deli adını vermişlerdir ve bu ad, dillerinde ‘gözüpek’ anlamına gelir.” 1672’de, Fransız elçisi maiyetinde İstanbul’a gelen Antoine Galland yayımlanan günlüklerinde deli adının nereden geldiği konusuna eğilmiş ve bildiklerini şu şekilde aktarmıştı: “Deli sözü Türk dilinde mecnun manasına gelir, fakat bu adamların mecnun oldukları ve akıllarını kaybettikleri manası çıkarılmamalıdır. Bu, kendilerini tehlikeye atmak hususunda gösterdikleri azim ve inattan, nefislerini tehlikeye hakikaten deliymişçesine bir pervasızlıkla atışlarından dolayıdır.”

DELİLERİN GİYİM KUŞAMI

Bir delinin en ayırt edici özelliği olağanüstü farklı ve süslü kıyafetleridir. Delilerin elbiseleri aslan, kaplan, sırtlan ve ayı benzeri hayvanların kürklerinden yapılır, rahat hareket edebilmek ve yaralandıklarında yaraları ile de düşmana korku salmak için zırh falan giymezlerdi. “Serhatlık” adı verilen yüksek topuklu, sivri burunlu, arkasında mahmuzu bulunan ve genelde sarı renkte deri çizme veya ayakkabı giyerlerdi.  Delilerin deli kalpağı adı verilen kalpakları çizgili sırtlan, kar leoparı, samur ve pars benzeri vahşi hayvanların derisinden yapılır,  bu kalpakların üzerinde kartal kanadı ya da tüyleri bulunurdu. Kullandıkları başlıca silahlar ise Macar usulü bir mızrak, kılıç, satır balta, bozdoğan, şeşper, gürz ve savaş çekiciydi.

DELİLERİN ATLARI VE DÜŞMAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Delilerin atları da en az kendileri kadar sıradışıydı. Atlar çoğu zaman kartal tüyleri ile süslenir, atın kafası üzerine serilen bir aslan postunun ağzından çıkardı. Bunun sebebi büyük olasılıkla düşman karşısında olduğundan büyük görünerek insanüstü bir varlıkla karşılaştığı algısını yaratarak düşmanlarını korkutmaktı. Delilerle karşılaşan düşman, karşısındakinin ne olduğunu anlamaya çalıştığı için şaşkınlık içinde kalmaktaydı. Bu vahşi ve alışılmadık görüntü için Bizanslı tarihçi Laonikos Halkokondilis’in getirdiği açıklama bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. “Bu giyim korkunç görüntülüdür ve özellikle düşmanı ilk görüşte şaşırtmak ve kolayca yenmek için seçilmiştir.”
1672’de delilerin sadrazamın alayında geçişlerine bizzat tanıklık etmiş Fransız Galland, bu manzaranın özellikle anlatmaya değecek kadar garip olduğunu, gördüğü şeyin zihninde kan ve katliam hissi uyandırdığını yazmış ve “O derecede cengâverane bir mahiyeti vardı ki, bu manzara karşısında insan, ancak muharebe ve savaş teneffüs edebiliyordu. Önlerinde bayraklar gitmekteydi ve bunların renkleri ancak kanlı vuruşmalar ve karşılaşmalar ile ifade edilebilirdi” diye eklemişti.

DIŞARDAN BAKINCA DELİLER

Cesaretleri sıkı bir eğitim ile birleştiğinden, en verimli dönemlerinde hiçbir orduda Osmanlı’nın Delileri ile denk başka bir süvari sınıfı daha bulunmuyordu. Halkokondilis, “Öyle görünüyor ki doğa onlara, herkesin üstünde bir güç ve vücut kuvvetini ve onların gücünü denemek isteyenlerin gücünü aşan düzeyde, rastlanmayan nitelikte bir kılıç kullanma ve savaşma becerisi vermiştir” diyordu. 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki gözlemlerini aktaran İngiliz Sir Adolphus Slade, Delilerin Ruslarla adeta spor yaparak çarpıştığını, Rus siperlerinin dibine kadar sokulup Rus süvarilerine laf atıp onları kızdırdığını ve eğitimli atları ile Rus piyade saflarını adeta parçaladığını anlatır. Atlarıyla adeta bütünleşen delilerin manevralarına ayak uydurmak o kadar zordur ki, Sir Adolphus Slade, Rus topçusunun çok ender olarak Delilere zarar verebildiğinden bahsediyordu. Deliler diğer düşman ordularına da esin kaynağı olmuştu. Polonyalılar (Lehler) sarı botlar, göğsü kapatan parlak zırhlar, uzun kartal kanatları ve leopar  derileri ile kendi Delilerini yaratmışlardı ve bunlara “Winged Hussars” yani “Kanatlı Atlılar” adını vermişlerdi.

DELİLERİN YOK OLUŞU

Gelelim böylesine güçlü bir birliğin yok oluşuna. Osmanlı’nın bitişinde önemli bir etken olan askeri birliklerde yozlaşma ve bozulma, delileri de vurmuştu. Askeri disiplinleriyle meşhur olan bu birlik disiplinini kaybetmeye ve savaşlarda etkin rol oynayamamaya başladılar. Bir süre sonra halka eziyet etmeye ve haydutlaşmaya başlayan bu birlik Osmanlı tarafından önce reform edilmeye çalışılsa da başarılamamış ve 1829’da tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Osmanlı’da Bir “Deli”

OSMANLI TOKADI VE DELİLER

Ayrıca böylesine hızlı saldıran ve ellerinde pek fazla kalkan bulundurmayan ve zaman zaman savaş alanında silahsız kalan bu birliğin en önemli özelliklerinden birisi de bizim şu anda “Osmanlı Tokadı” olarak bildiğimiz saldırıyı icat etmeleridir. Bir rivayete göre bu gözünü budaktan sakınmayan yürekli ve korkusuz kişiler ıslatılmış mermer üzerine çıplak elle tokat atarak talim ederlerdi. Bu saldırıya maruz kalan düşman askeri zaten cüsseli olan ve yıllarca mermere meydan okuyan bu tokada maruz kalınca ya savaşa devam edemeyecek hale gelir ya da ölürlerdi. İşte Osmanlı Tokadı kavramı da buradan çıkmıştır.

 

Ayrıca konumuz olan deliler ile ilgili günümüzde de şu sıralar yerli bir film yapılmaktadır. Aşağıda bu filmin yayınlanmış ilk fragmanını izleyebilir ve az da olsa delileri gözünüzde canlandırabilirsiniz…

Osmanlı Tokadı’nın Mucitleri Ve Osmanlı’nın En Vahşi Askerleri: ” Deliler “” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.