Sahte Para Basan Bir Devletin İngiltere’yi Çöküşün Eşiğine Getirmesi Olayı

Doların bir anda fırladığı günlerde herkes bir çözüm ararken etrafımda sıkça dillendirilen bir soru vardı ki o da şuydu; Devlet neden dolar basmıyor? Evet, bir ekonomist değilim, ancak devletin böyle bir şey yapmasının daha doğrusu yaptığı ve bunun ortaya çıkması durumunun sonuçlarının çok ağır olacağını biliyordum. Ancak aklımda acaba sorusu belirmedi değil. Acaba bunu yapan devletler olmuş mudur? Oturup araştırdığımda önüme gelen bilgiler beni pekte şaşırtmadı. Çünkü bunu başarabilen yegane devlet Nazi Almanya’sıydı. Gelin, filmi bile çekilmiş olan bu ilginç olayı beraber okuyalım…

BERNHARD OPERASYONU VE AMACI

Naziler, Yahudilere uyguladıkları türlü işkenceler ve katliamlarla bilinirler ancak Naziler sadece bunlarla kalmamış Yahudilerin arasında işlerine yarayacak özelliklerde olanları seçip kendi işleri için kullanmışlardır. Doğrudan Hitler’in emriyle başlatılan Bernhard Operasyonu sebebiyle en yetenekli Yahudi kalpazanlar özenle seçilerek bir ekip oluşturulur.  Operasyonun amacı büyük miktarda paralar basılıp piyasaya sürülerek İngiltere’yi ve Amerika’yı ekonomik anlamda çökertmekti. SS Subayı Bernhard Kruger bu operasyondan sorumlu olan isimdi. Dediğim gibi en yetenekli kalpazanlar seçilip Sachsenhausen Toplama Kampı’na getirilir. Bu kamp Nazi karşıtları, çingeneler, eşcinseller ve Yahudileri içeriyordu.

ÖZEL MAHKUMLAR

Toplanan kalpazanlar için ayrı bir bölüm oluşturuldu. Ayrıca diğer mahkumlardan ayrı onlardan izole şekilde tutuldular. Belki özgür değillerdi ama diğer Yahudilere göre koşulları çok daha iyidir. Kendi odaları, kıyafetleri, temiz yatakları vardır. Yıkanabiliyorlardır. Karınları doyuruluyordur. Hastalandıklarında kendileriyle ilgilenen doktorlar vardır. Hatta askerler bile bu ekibe karşı çok daha iyi davranıyorlardır. Ayrıca iş bununla da kalmaz. Bu kalpazanlar için dönemin en üst düzey darphanesi kurulur. İlk olarak Sterlin basıldı. Hem de öyle küçük miktarlarda değil tam tamına 134 milyon Sterlin basıldı ve piyasaya sürüldü. Sonuç inanılmazdı. İngiltere Merkez Bankası dahi bu paraları gerçeğinden ayırt edemiyordu. Üstelik bu para İngiltere rezervlerinin tam 4 katına denk geliyordu. Naziler hedeflerini gerçekleştirdiler ve İngiltere’de bir anda önlenemeyen bir enflasyon baş gösterdi. 1942’den 1944 yılına kadar toplam 3 milyar Sterlin değerinde para basıldı. Ayrıca Berlin’de basılan paralar İtalya Alpleri’nde depolanıp, Frederich Schwendt isimli Nazi iş adamının yaptığı al satlarla aklanıyor ve piyasaya sürülüyordu. 1944 yılına gelindiğinde yeterli miktarda Sterlin basıldığı düşünülerek yeni bir hedef belirlendi. Artık Amerikan Doları basılacaktı.

 

VİCDANİ RED

Burada işler karışmaya başladı, çünkü Yahudi kalpazanlar vicdanen bir ikilem yaşıyorlardı. Çünkü, belki de bir gün daha fazla yaşamak için yaptıkları şey aslında Nazileri zafere bir adım daha yaklaştırıyor, Yahudileri ve diğer halkları ölüme götürüyordu. İşte bu vicdani sebeplerden ötürü kalpazanlar işi yavaşlatma kararı aldılar, ancak bunu Nazilere belli etmeden yapmaları gerekiyordu ki bunu da başardılar. Savaşın sonlarına gelinmesine rağmen yeterli miktarda Amerikan Doları basılamamıştı. Savaş artık sona ermişti. Bu bilgilerin müttefiklerin eline geçmemesi gerekiyordu, bu sebeple bütün belgeler toplanıp Toplitz Gölü’ne gömüldü, 1959 yılında ise tüm belgeler tekrar gölden çıkarıldı ve tüm gerçekler ortaya çıktı. Kalpazanlar ise 1945 yılında Avusturya’daki Ebensee Kampı’na öldürülmek üzere 3 kamyonla transfer edilirler ancak yaşanan bir dizi tesadüfi olayın sonucu özgür kalırlar.

OPERASYONUN SONUÇLARI

Bu operasyonun sonuçlarına gelirsek, İngiltere bu operasyondan çok büyük yara aldı, sahte paralar 10 yıl boyunca İngiltere piyasasında dolanmakla kalmadı, aynı zamanda İngiltere hegemonyasının yıkılıp Amerika’nın süper güç olma yolunda önünü açmış oldu. Böylesi ilginç bir olaydan bile Amerika’nın kazançlı çıkmış olması da ayrı bir konudur.

Ayrıca bu operasyonun Die Fälscher/Kalpazanlar isminde filmi de çekilmiştir. Ayrıca gerçek bir hikayeyi anlatan bu ilginç film “Yabancı Dilde En İyi Film” Oscar’ını kazanmıştır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.